Barcelona'da Yemek İçmek



Sevgili Herkes,

1000 yıllık geçmişe sahip katalan mutfağının temelleri Katalonya’ya Yunanlı denizcilerden gelen deniz mahsülleri ile Romalıların getirdiği karasal tarım yiyeceklerinin birlikteliğine dayanır. 70 yıllık bir Osmanlı yönetimi sonrası da bu tatlara dokunuşlar olmuş ve son halini almıştır.
Avrupanın en fazla domuz tüketen ülkesi olmasına rağmen Japonya’dan sonra dünyanın en fazla deniz mahsülü tüketen ülkesi olarak gösterilen İspanya, bizim süs olarak kullandığımız deniz kabuklularını yemeklerinde sıkça kullanır. İşte bu yüzden Barcelona seyahatiniz de ilk durağınız bir deniz mahsüllü paella yemek olmalıdır;



















7 Portes(Paella)

Biraz safran, pilav ve deniz bu üçü bir araya gelince ortaya çıkan ürün ise paella. Pişirilirken altını tutturmak gereken Valencia’dan çıkmış bu lezzetli ürün’ün tarihte deniz ürünlerinden artanların  Google’a paella yazdığınız karşısınıza çıkmasının yanında 100 yılı aşkın geçmişi ile bir çok kişinin dilindedir 7 Portes. Rezervasyon yapmadığınızda o akşam oturamayacağınız bu restoran diğer tüm paella mekanları gibi barcelonata bölgesinde bulunuyor.(rezervasyon için thefork.com kullanabilirsiniz hatta bazı rezervarsyonlarda indirim oluyor). Elit ve eski bir görünüme sahip restoran’a girince deniz mahsülleri kokusu rahatsız etse de alışıyorsunuz. Paella konusundaki tercihimizi “Rich Mens Paella” (deniz mahsüllü) dan yana kullanıyor yanına da bir beyaz şarap söylüyoruz. Lezzet olarak inanılmaz gelmesede güzel bir deniz ürünü olduğunu anlıyoruz. Neden bu kadar tuzlu sorusuna aldığımız deniz ürünlerinin tuzu cevabına şaşırmadan edemiyoruz. Paella ararmıyım hayır aramam diyerek başka bir restorana geçiyoruz.


















Ciudad Condal(Tapas)

Ortaya atıştırmalık gelen ispanyol mezelerine verilen ad tapas katalanlarda. Eskiden İspanyollar içkilerinin üzerini toz ve sinek girmesin diye tabak ile kapatırlarmış sonra bu tabakları içkiye yakışan meze ile doldurmaya başlamışlar ki bu tabaklar da “tapas” denmiş. Tam bir ara öğün olarak gösterilen “la tapa” için İspanya Kralı 10. Alfonso’nun “bu kastilya topraklarında kim şarabı aperatiflerle yemezse işte o bizden değildir” diyerek ne kadar gelenekçi bir yemek olduğundan bahsetmiştir.  Geleneksel içeceği şarap olan bu ekmek üzeri atıştırmalığın bölgeden bölgeye değişiklik gösterdiği de görülebilir.Sunum benzer olsa da üzerine konulacak ürünler farkedecektir. Ciudad Condal, La Rambla’da bulunan biraz turistik gibi gözükse de eski ve ünlü bir tapas restoranı olarak mimarisini korumuştur. Sürekli bir kuyruk ve sıra olan bu yere rezervasyonunuz yoksa oturmakta zorlanabileceğiniz için planlı gitmek gerekebilir. Tapas’ın sabah, öğle ve akşam tiplerini görmek istiyorsanız mutlaka farklı zamanlar da uğrayın hatta bir öğle vakti giderseniz tabakların nasıl hızla değiştiğini göreceksiniz. Barcelona genelinde tapaslar genelde  4-12 euro arasında değişmektedir. Ufak bir not, bir şarap sever olarak İspanyadaki gibi olmasa da evde hızlı bir şekilde minik tapaslar yapabilirsiniz.
























Kiosko Burger(Burger)

Barcelona’ya gidip hamburger mi yiyip dönülür sorusuna tokat gibi cevap kiosko’dan gelir. Peki ne vardır burada?  Kiosko küçük bir burger dükkanı olmasının yanında yiyeceğiniz burgerin bir çok özelliğini seçmenizi sağlayan bir işletmedir. Aslında Kiosko burgercilerin belkide 3. neslidir, kapıdaki sıraya girdiğiniz de demek ki iyi birşeyler var dediğiniz yerde, elinize bir burger seçim kağıdı verilerek tek tek ekmeğinden, içindeki soslara, et tipine kadar içindeki herşeyi seçmeniz istenir. Sıra bitip kasaya geldiğiniz doldurduğunuz anket benzer kağıdı verir ödemeyi yaparak heycanla beklemeye geçilir. Birada çok fazla çeşit olmasa da bira servisinin de yapılıyor olması iyiye işarettir. Lezzet konusunda iyi olarak değerlendirebileceğim yerde en güzel deneyim sanırım o burger formunu doldurup sipariş vermektir. Çıkarken tam bir Türk mantığıyla hafta sonu kaç kişiyi ağırlıyorsunuz sorusuna Cuma, Cumartesi ortalama 1000 cevabını alıp, mesele ne yemek yaptığından öte nasıl yaptığındır ideolojisine çoktan cevap verilmiştir.




















Şarap

Sağolsun Gaudi o kadar emek vermiş ki bu topraklara, yaptığı eserleri gezmekten daha fazla yemek yiyecek vakit bulamadık. Ama tüm yemek aralarında ve yemek eşliklerinde ispanya şaraplarını tercih etmiştik. İspanya şarapları her ne kadar Türk toplumunun tüketiminde bir Italyan şaraplarının yerini tutamayıp uzak kalsa da Dünyanın en büyük bağ alanlarına sahip olduğunu duyduğunuzda bir merak uyandıracaktır. En büyük üretimini Cava ve Rioja bölgelerinde yapan İspanya iyi ve uygun fiyatlı şarapları ile tüm dünyanın ilgisini çekmeyi başarmıştır. Hatta genellikle en iyi şarapları Ribera del Duero ve Rioja bölgelerinden çıkmaktadır. İspanyol üreticilerin en şaşırtıcı özelliklerinden biri tüketicilere yıllandırma(olgunlaştırma) sürecini bırakmadan kendilerinin yapıyor olmasıdır. Bu sayede Joven, Crianza, Reserva ve Gran Reserva logolu, ne kadar yıllandığını gösteren şaraplar içim olgunluğunda piyasaya sürülerek tüketiciler ile buluşacabilir.
Eğer bir ispanyol kırmızısından bahsediyorsak bunun bir Tempranillo üzümünden olması beklenir. Rioja bölgesindeki Tempranillo’lar Mazuelo, Graciano, Garnacha ve Maturana Tinta üzümleri ile blend edillerek daha olgun meyve ve topraksı karakterlerde gövdeli şaraplar çıkarmaktayken, bahsettiğim diğer önemli bölge şarabı Ribera del Duero’da ise şaraplar genelde tamamen Tempranillo üzümünden yapılmaktadır. Rioja şaraplarında daha çok Amerikan fıçı etkileri hissedilirken, Ribera del Duero’da Fransız fıçı etkileri belirgindir. Eğer güzel bir kırmızı denenecekse 12-18 Euro’ya çok güzel bir Rioja yada Ribera del Duero herhangi bir marketten alınabilir. Bu iyi şaraplar restoranlara düştüğünde fiyat bizdeki gibi 3 katına çıkmamakta, sadece restoranın şarabın market fiyatının üzerine 5-10 euro koyduğu gözlemlenir.
Tüm bu kırmızı şarapların dışında bir de yaz mevsiminin keyfini çıkarabileceğiniz İspanyonlların köpüklü şarabı Cava vardır.  Cava aslında İspanya’nın Fransız şampanyasına olan cevabı olmuştur. Ağırlıklı beyaz arada rose de olan cava köpüklü şarabının %95’i İspanya’nın Penedes Region of Catalonia’da(barcelona’nın batısında) üretilmektedir. Karışımında Macabeo, Xarel ve Parellada adında yerel üzümler kullanılan bu soğuk köpüklünün en iddalı olduğu konu fiyat/performans dengesidir. Marketlerde rahatlıkla 10-12 euro’ya şampanyaya yakın çok güzel butik cavalar bulunacaktır.






























Sagria

Kışın kırmızı şaraplara yoğunlaşan İspanyollar için yaz ya Cava yada Sagria’dır. Yapması kolay lezzeti de olay olan bu içeceğin ilk yapılışları Avrupa Kıtasında 1700’lere dayanır. Hatta 1964’de New York’da düzenlenen Dünya Fuarında popüleritesi tavan yapmıştır. İsmi köken olan “sangua” kan anlamına gelirken “sanguine” kolay iletişim kurulan optimist insanlar için kullanılmaktadır. İspanyada tek bir reçetesi olmayan bu yaz içeceğini her yerde farklı tatlarda olması kaçınılmazdır.(aynı glühwine’da olduğu gibi) Peki nasıl yapılır bu meret? Aslında sadece bir İspanyol için değil bizim içinde oldukça basittir; öncelikle bir şişe kırmızı şarap mümkünse bir tempranillo üzümünde yoksa bir Merlot şarabı(masa şarabı olması tercihen) da kullanabilirsiniz. Önce 2 yemek kaşığı toz şekeri 2 kaşık sıcak suda çözerek bir şurup elde etmelisiniz. 2 portakal ve 1 limonun suyunu sıkıp bunu 1 şişe şarap ve hazırladığınız şeker çözeltisi ile karıştırıp içine 1 tane çubuk tarçın  ve portakal ve limon kabuklarını da atarak minimum 3 saat tercihen tüm bir gece bekletebilirsiniz. Bu bekleme ile tarçın ve meyve aromalarını daha iyi gösteren bir içecek elde ediyor olacaksınız. Sonrası tabi ki buz eklemek ve servis etmek. Bazı yeni stil sagria tiplerinde yeşil elma ve şeftali gibi meyvelerin de katıldığını görebilirsiniz.
Toplumların yeme içme davranışlarını sahip oldukları coğrafya şekillendirirmiş çok detaya inmeyin, deniz, sıcak ve tarih ortaya çıkan ise ehl-i keyf yeme içmeyi seven az çalışması gereken insanlar topluluğu. Cazip dimi, şimdi de neden Barcelona’dan bu kadar Türk ev alıyor sorusunu düşünün ? Varsa aklınıza gelen mutlaka yazın.

Güzellikle,

Yolaç
 
 
 

 

Yazı ile ilgili Yorumlar