Barcelona'da Görülecek Yerler!


11-14 Mayıs tarihlerinde geçirdiğimiz Barcelona gezisi ile ilgili yazılacak o kadar çok şey var ki hepsini burada ifade etmeye ne vakit ne satırlar yetecek olsada deneyimlerimin en önemlileri paylaşmak istedim.

Barcelona havaalanı beklediğiniz gibi dev bir havaalanı değil aslında büyü gibi biraz dağılmış. Pasaport kontrol'den sonra şehir merkezine gitmek için 3 yolunuz var. Bunlardan ilki havaalanı önünden kalkan otobüsler, diğeri terminal'den çıktıktan sonra bir miktar yürüyerek ulaşabileceğiniz tren bir diğeri de taksi. Taksi için 40 Euro'yu gözden çıkarsanız iyi olur, tren bileti ise 4 Euro ödüyorsunuz değerlendirip kişi sayınızı da göz önüne alarak tercihinizi yapın.

Aslında tüm araçlarda benzer bir ulaşım süresi var, tren ile biz 40 dk'da şehir merkezine ulaşabiliyorsunuz. Daha sonraki şehir içi metro seyahatlerimizde kullanmak üzere de 10 biletlik 10 Euro'luk biletlerden aldık sizde bunlardan kullanabilirsiniz. Barcelona yürünecek bir şehir dümdüz oluşuyla ancak o kadar yer varki görülecek bu metro'yu baya kullanmaya başlıyorsunuz. Eğer yazın gittiyseniz sıcaklıklardan daha çok kullanabileceğinizi hiç yabana atmayın.

Turistik gezilecek yerleri planlarken iki şeye çok dikkat etmeniz gerektiğini söylemeliyim. Biri yakın yerleri aynı günün planına alın, bir diğeri ise mutlaka ama mutlaka biletinizi online almış olun. O bilet sıraları ile uğraşmak istememekle kalmayacak aynı zamanda o gün biletlerinin bittiğini duyunca şaşıracaksınız bunu bilin.(kapış kapış)

Barcelona ekonomisi tam anlamıyla turizm ile döndüğünden turistik yerlere giriş de bununla beraber pahalı(35 Euro'ya varan giriş ücretleri) olabiliyor ona göre önceden bilet fiyatlarını da kontrol edin ve bütçenizi de buna göre yapın benim gezdiğim yerler için 110 euro biletlere harcıyor olacaksınız.
Şimdi en ünlü durak,

Sagra da Familia

Mutlaka görmeniz gerekenleri sıralamak istesem herhalde en tepeye Gaudi'nin bitmeyen eseri Sagra da Familia'yı koyardım. Herkesin aksine beni etkileyen dışardan gözüken görüntüsünden çok Gaudi'nin iç mimari'de yaptıklarıydı. 15 Euro'ya basit giriş bileti olan Sagra'ya Audio desteğini ekstra almanız güzel olacaktır.(ben almadım hata yaptığımı düşünüyorum) İçeride her ne kadar bazı yerler tamamlanmamış olsa da açık yerleri gezerken özellikle sabah yada akşam gün batımı saatlerinde ziyaret ediyorsanız çok farklı hissediyorsunuz. Sagra'nın altında bir müze var, burayı da sakın atlamayın! Gaudi'nin hayatı, eserleri yaparken nelerden faydalandığının yanısıra restorasyon için nelerin yapıldığını da görebilirsiniz mutlaka ziyaret edin.
Biraz daha mimari...

La Pedrera

Turistik adıyla Casa Mila diğer adıyla La Pedrera kaçırılmaması gerekenlerden geliyor. Unesco World Heritage listesine alınan bu bina, Antoni Gaudi'nin restore ettiği diğer eserlerden. Yine ilginç bir avlu girişi ile başladığınız bina gezisini, Gaudi'ye binayı yenilemesini isteyen ailenin odalarını gezmekle kalmıyor, Gaudi'nin eserlerini ve bu eserleri tasarlarken doğadaki canlı ve cansız hangi varlıklardan faydalandığını görüyor, en son terastan keyifli ve bir o kadar samimi bir Barcelona manzarasını izliyor oluyorsunuz. Birçok kişinin gece de görmelisiniz dediği bu eser'i biz sadece gündüz görebildik programdaki vakit kısıtlarından gece görmek için bir sonraki ziyareti sabırsızlıkla bekliyoruz. Gidip görürseniz gece bana mutlaka deneyiminizi yazın. Girişin 22 Euro olduğu Casa Mila'ya kombine gece gündüz bilet elırsanız 41 Euro yapıyor bence bir düşünün.

Park Guell

Gaudi'nin dönemin zengin ailesi Guell için yaptığı yemyeşil bir park burası. İlk başta dönemin zenginleri için 60 villa konumlandırmak üzere planlanan arazi daha sonra Gaudi'nin elinden geçerek sanatın ve yeşilin dokunusu alıyor. Park Guell'e giriş 8 Euro, buraya gitmek için otobüs kullanmazsanız metro'dan çıktıktan sonra biraz yokuş yukarı yürümeniz gerekiyor.(yine olsa yine metro ile giderdim) Yokuş sokaklarında turistler rahat çıksın diye yürüyen merdivenleri koyduklarını görünce şaşırmadan edemiyorsunuz. Guell'e uzunca bir vakit ayırın, Barcelona'yı yukarıdan görmekle kalmayın, Gaudi'nin doğa'nın kendisi yamuk yumuk hiçbirşey düzgün değil ki bakışı ile neler yaptığını görün. Yanlız o bölge biraz sıcak ve tropikal oluyor en çok yorulacağınız ve merkeze en uzak yer olacak bunu dikkat edin.Yine biletler bitecektir mutlaka önceden biletinizi alın aksi halde girememe olasılığınız var bunu da unutmayın.



Nou Camp Stadyumu
 
Eğer futbol merakınız biraz olsun varsa mutlaka Barcelona futbol takımına ufak da olsa bir sempati duymuşsunuzdur. İşte bizde farklı ülkenin insanları olarak gidip canlı olarak bu klübü görelim istedik. Camp Nou, Barcelona old town’a çok da yakın olmayan Les Corts bölgesine yakın bir yerde. Eğer kalabalıksanız bizim gibi taksiyi tercih edebilir 12 euro’ya sürekli metroya inip binmeden gidebilirsiniz. 25 Euro’luk giriş ücretin her euro’sunu hakeden bu stad’ın en şaşırtıcı kısmı çok teknolojik olmaması olduğunu göreceksiniz. İlk girişi yaptıktan sonra müze’ye yani kupaların olduğu kısıma yönlendiriliyorsunuz. Kupaları saymaya çalışmayın epey zorlanırsınız.(ben koyduğum video’ya sığrdıramamıştım)Kupalar ilk formalar ve ilk Barcelona topu derken yol sizi tribünlere götürüyor baya bir deja vu yaşayacaksınız. Buradaki his çok ilginç hemen karşınızda Katalanca “Bir klüp’ten fazlası” cümlesini kocaman görüyor harbiden olayı bitirmişler diyorsunuz. Fotoğraflarınızı çektikten sonra yol sizi soyunma odalarına götürüyor. İlk his olarak Messi’nin ismini bir dolabın kapağında görüyor Messi’de mi buradaydı diyorsunuz.(içinizde hep bir acaba bu soyunma odası replika mı hissi uyanıyor ama gerçek) Sonrasında futbolcuların maç öncesi ibadetlerini yaptıkları Chapel’e uğrayıp ve saha’nın çimlerine çıkıyorsunuz. Sizin bastığınız çimler futbolun oynandığı yerler değil heycanlanıp Messi tribine girmeyin ama saha’nın çimlerine 1-2 m mesafedesiniz. En son basın odaları ve hediyelik eşya alacaksınız kocaman bir store, 3 saatte gezdiğimiz Camp Nou’dan Barcelona taraftarı olmuş bir şekilde çıkıyorsunuz.
 
Barri Gothic
 
Gothic kelimesini lise’de siyah ağırlıklı renkler kullanan arkadaşlarımız için kullandığımızı düşünüyor kendimden soğuduğumu hatırlıyor bir türlü mimari açıdan yaklaşamıyorum. Barcelona’da ismini Gothic mimarinin tavan yapmasından alan bu bölgede dev bir kathedral yer alır. Etrafını gezerken yorulacaksınz. Picasso’nun Barcelona’da yaşadığı dönemde en çok etkilendiği yer  olarak bilinen bu bölgede bolca hediyelik eşya mağazası ve sokak şarkıcılarını görürsünüz. Ama çaldıkları şarkıların duygusallığına dikkat edin oranın ruhsal havası mı yoksa çaldıkları müziklerden mi bir garip havaya sokuyor anlayacaksınız. Bu müzisyenlere bolca rastlayacağınız yer olan “Pi Meydanı” göreceğiniz yerlerden arayın Barri Gothic’de bulacaksınız.
 
Ciutadella Parkı
Eğer yeşil alanlara sizde benim gibi hayransanız Barcelona’da mutlaka gidin diyebileceğim bir park var. Dünyanın bir çok şehrini gezerken en hassas olduğum gezme noktası olarak kullandığım parklardan Ciutadella biraz daha farklı. Sahip olduğu göller ve büyük ağaçların yanı sıra, burası insanların sürekli kullandığı yer bir nevi İstanbul’daki Caddebostan sahili gibi. Belki bir Manhattan kadar büyük değil ama çok aktif. Biraları alıp içenler, piknik yapanlar kitabını alıp bir tarafta güneşlenenler. Hatta güney amerika müzikleri ile dans eden göçmenler sıkça görebileceğiniz renklerden. Mutlaka alışveriş yapıp bolca sıvı alın gitmeden yeşil ve güneşin tadını çıkaracağınız cinsten. Park’ta çeşitli duman kokuları var bu şehir böyle bir miktar rahat anlayacaksınız dediğimi bir bakın insanların ardından.
 
La Rambla
Barcelona’nın en ünlü yürüyüş yolu olarak gösterilen La Rambla bizdeki İstiklal caddesinin ağaçları sökülmemiş hali gibi düşünün. İstiklal’den daha güzel olduğu ile ilgili şüphelerimi bir ucunun Colombus heykeline(Amerikayı gösterdiği rivayet edilir) diğer ucunun Placa de Catalunya(ünlü katalan meydanı) çıktığı, isminin katalanca’da gezinmek kelimesinden türetildiği epeyce renkli caddedir. Bu cadde üzerindeki tüm kesen sokak ve caddelerin şehrin ünlü meydan ve sokaklarına açıldığı unutulmamalı ve denenmelidir. Bir şey yapmanız gerekmez La rambla’da gezmek gerçekten çok keyiflidir.
Pablo Espanyol
Kazara ziyaret edip görülmesini gereksiz bulduğum nadir yerlerden biri buras. Yaklaşık 100 yıl evvel turistlerin gelip görmesi için İspanya’daki birçok ünlü eserin benzerinin yapıldığı Minatürk benzeri büyük bir köy. Her ne kadar kapıdan girişte sahip olduğu mimariden etkilenseniz de 13 Euro’luk bilete yazık dediğimiz tek yer. Her bir o kadar yol gittik hemde acaip hayal kırıklığına uğradık, keşke Pablo Espanyol’dan bir teleferik vasıtası ile gidilebilecek Montjuic dağına gitseydin diyorum.
Bir sonraki Barcelona yazısı yemek ve içmek üzerine olacak şimdilik
Güzelliklerle kalın..
 
 




 

Yazı ile ilgili Yorumlar